<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Su gibi Aşk, Hayal, Zaman... &#187; Korku</title>
	<atom:link href="http://www.su-gibi.com/tag/korku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.su-gibi.com</link>
	<description>aşk, hayal, zaman...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 09:08:46 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Gitme Zorunluluğu</title>
		<link>http://www.su-gibi.com/gitme-zorunlulugu/</link>
		<comments>http://www.su-gibi.com/gitme-zorunlulugu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2009 15:39:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HG</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakan Güzhan]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Gitmek]]></category>
		<category><![CDATA[Gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.su-gibi.com/?p=1922</guid>
		<description><![CDATA[Aslında ağlanası halime gülüyor başkaları. Bense ağlıyor gibiyim sevmişliğime. Ardımda onca sevilmiş, belki de sevildiklerini sanıp aldanmış insan, ve yanımda hiçkimse varken, inanılması güç büyülerle karşılaşacağımı varsayıp çekiyorum yorganı başıma&#8230;
Korkuyorum, hala&#8230;
Yanağımda doludizgin yaşlar var. Bundan sonra yılların, şimdiye dek hiç olmadığı kadar hızlı eksileceğini bilmeden hıçkırıyorum. Zaman sürekli ileriye işliyor. Bir de bunun farkına varsam, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #464646;">Aslında ağlanası halime gülüyor başkaları. Bense ağlıyor gibiyim sevmişliğime. Ardımda onca sevilmiş, belki de sevildiklerini sanıp aldanmış insan, ve yanımda hiçkimse varken, inanılması güç büyülerle karşılaşacağımı varsayıp çekiyorum yorganı başıma&#8230;<br />
Korkuyorum, hala&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #464646;">Yanağımda doludizgin yaşlar var. Bundan sonra yılların, şimdiye dek hiç olmadığı kadar hızlı eksileceğini bilmeden hıçkırıyorum. Zaman sürekli ileriye işliyor. Bir de bunun farkına varsam, eminim sırtıma vuracak gölgeleri tanrıdan başka kimse temizleyemez&#8230; </span></p>
<p><span style="color: #464646;">Kendimden uzaklaşırken –bir yere doğru, ama nereye olduğu belli değil– hep ağladığımı görüyorum kabuslarda. Saniyeler, saatler su gibi kaçıyor avuçlarımdan. Cehennem zebanileriyle amansız bir kavgaya tutuşuyor, sonra birdenbire azgın nehirlerin söz geçirilmez akıntılarında sürükleniyorum&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #464646;">Ne bir küçük kütük var, ne de kıyıya yaklaşma ihtimali&#8230;<br />
Sadece akıyorum, kollarımdan bağlı, ağlayarak, korkarak, yapayalnız&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #464646;">Birden uyanıp bu karabasan gecelerden, bir içki şişesinin altında eziliyor beynim. Aşkıma ait ne kaldıysa yakma isteği yerleşiyor boş kafatasıma. Ferman ne kadar güçlü olsa da, uyuşmuyor yüreğimdeki kıpırtılarla. Aslında her gün yeniden okunan romanın bu sayfasından bıkmaya başladığımı önce gözlerim aynada haykırıyor, sonra vücudum ürpererek yatağımdan kaldırmıyor beni. Bir de bakıyorum ki, aklım esir düşmüş hayallere. İnsan hayal kurmadan yaşayamıyor, ama yaşam gerçeklerden kurulu, düşlerle dönmüyor. Ve biliyorum, bir insanla konuşabilmenin hazzı, okuduğum bu romanda yok! Dünya bir yana, gerçeğinin yerini tutmuyor duvardaki ve en gizli yerlerimdeki resimlerin&#8230; </span></p>
<p><span style="color: #464646;">Bu yüzden;</span></p>
<p><span style="color: #464646;">- Gitmek istiyorum, olur mu?<br />
- Hayır lütfen gitme !<br />
- Neden? Daha ne kadar beklemeliyim seni sence?<br />
- &#8230;Lütfen yanımda kal, sana ihtiyacım var !<br />
- Yanındayım zaten, peki sen?<br />
- &#8230;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.su-gibi.com/gitme-zorunlulugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyku</title>
		<link>http://www.su-gibi.com/uyku/</link>
		<comments>http://www.su-gibi.com/uyku/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2009 14:20:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakan Güzhan]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[Çöl sıcağı]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Uykusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.su-gibi.com/?p=868</guid>
		<description><![CDATA[Gözlerini düşlüyorum&#8230;Aklımda kaldığı kadarıyla; bilinçaltımda mavi, masmavi bir okyanusu andıran ve artık uyuyamadığı için yorgunluktan kirpikleri dahi bitap düşmüş, altları mosmor olmuş bir çift dalgın bakışı vardı&#8230;O zamanlar uykusuzluktan daha başka ne derdi varsa söylemeyebilirdi&#8230;Susardı hep&#8230;Sustu da&#8230;
Her gün akşam bastırmadan yola düşerdi, ben de ardından. Ne kadar hızlı da yürüsem, hatta koşsam bile yetişemeyeceğim kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Gözlerini düşlüyorum&#8230;Aklımda kaldığı kadarıyla; bilinçaltımda mavi, masmavi bir okyanusu andıran ve artık uyuyamadığı için yorgunluktan kirpikleri dahi bitap düşmüş, altları mosmor olmuş bir çift dalgın bakışı vardı&#8230;O zamanlar uykusuzluktan daha başka ne derdi varsa söylemeyebilirdi&#8230;Susardı hep&#8230;Sustu da&#8230;</p>
<p>Her gün akşam bastırmadan yola düşerdi, ben de ardından. Ne kadar hızlı da yürüsem, hatta koşsam bile yetişemeyeceğim kadar çabuk uzaklaşırdı benden ve hep Batıya doğru&#8230;Susardım, o da hiçbir şey söylemezdi&#8230;<a href="http://www.su-gibi.com/wp-content/uploads/2009/04/blue.jpg"><img class="size-full wp-image-869 alignleft" title="blue" src="http://www.su-gibi.com/wp-content/uploads/2009/04/blue.jpg" alt="blue" width="350" height="288" /></a></p>
<p>Bilirdim zaten; tek derdi Güneş&#8217;in hala aydınlattığı yöne doğru kaçmaktı, Günbatısından uzaklaşarak &#8220;insomnia&#8221;yı yeneceğini sanıyordu&#8230;Haksız da sayılmazdı ama kendince; teoride hep gündüz olan bir diyarda yaşarsa uyumak ihtiyacı hissetmeyecek gibi, ya da uyumak zorunluluğu çekmeyecekmiş gibi geliyordu ona&#8230;Yanılıyordu&#8230;Uykusuzdu işte, hem de zifiri karanlıkta gözleri fel fecir okuyan oyuncak bebeklerin camdan gözleri kadar açık gözleriyle, bir türlü huzurlu uykulara dalamayan, sabahları dinlenmiş olarak uyanamayan bir acayip yaratığa dönüşmüştü&#8230;</p>
<p>Ben de yıllar içinde farkettirmeden ona dönüşmüştüm, ya da tüm ruhumu ve bedenimi kendi yorgun maviliğine bürümüştü&#8230;Gözlerim onunkiler gibi masum ve bitkin, dişlerim onunkiler gibi aç ve bembeyaz, dudaklarım onunkiler kadar ıssız ve davetkar oluvermişti&#8230;Ne yazık ki en kötüsü de tüm uykusuzluğunu bana bulaştırıp, beni yapayalnız bırakıp anısızın kaybolup gidivermişti&#8230;</p>
<p>Şimdi ikimiz de birbirimizden habersiz, iki farklı karanlık zindanda, günışığına hasret, zamanımızı dolduruyoruz&#8230;Başımızı kaldırsak kuyunun başında gökyüzü alabildiğine açık ve mavi, ama utancımızdan bakamıyoruz&#8230;Yüzümüz yerlerde, en çok duvara dönük, aklımızda hayalini kurduğumuz, belki bir zamanlar seviştiğimiz Korikos koyu ve kristal berraklığında denizin dibi, birkaç martı ve paylaştığımız yeşil elmanın denizin tuzuna karışan tadı&#8230;Öpüşmek&#8230;Öpüşmek&#8230;Öpüşmek&#8230;</p>
<p>Dudak etlerimizde kanayan bir aşk ve yalnızlığın hazin sonla biten masalı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.su-gibi.com/uyku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeytanın Gör Dediği</title>
		<link>http://www.su-gibi.com/seytanin-gor-dedigi/</link>
		<comments>http://www.su-gibi.com/seytanin-gor-dedigi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 00:54:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hakan Güzhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Rüya]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakanguzhan.com/?p=368</guid>
		<description><![CDATA[Bir rüya görüyorsun kimsenin bilmediği…Şimdi biraz terliyorsun, sıcak basıyor, göğsünün tam orta yeri yanıyor…Az sonra üşüyebilirsin…Korkma…Bir rüya görüyorsun şeytanın gör dediği…Sabah kalktığında kimseye anlatamayacaksın…Canın epey sıkılıyor…Sık sık dalıyorsun düşüncelere…Elin titriyor önce, ardından dizlerin…Aklın karmakarışık, yüreğin mosmor bir yumruk…
Geçmiş günlerin yaşanmamışlığına ağıtlar yakmak gerekiyor belki de…Kim bilir belki bir gün geçmişini ve geleceğini birleştirebileceğini bile düşünüyorsundur…Sahi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: small;"><span style="color: silver; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;; mso-bidi-font-family: Arial; mso-ansi-language: EN-US;"><img class="alignright size-full wp-image-517" title="blue-crab2" src="http://www.su-gibi.com/wp-content/uploads/2008/12/blue-crab2.jpg" alt="blue-crab2" width="320" height="232" />Bir rüya görüyorsun kimsenin bilmediği…Şimdi biraz terliyorsun, sıcak basıyor, göğsünün tam orta yeri yanıyor…Az sonra üşüyebilirsin…Korkma…Bir rüya görüyorsun şeytanın gör dediği…Sabah kalktığında kimseye anlatamayacaksın…Canın epey sıkılıyor…Sık sık dalıyorsun düşüncelere…Elin titriyor önce, ardından dizlerin…Aklın karmakarışık, yüreğin mosmor bir yumruk…</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: small;"><span style="color: silver; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;; mso-bidi-font-family: Arial; mso-ansi-language: EN-US;">Geçmiş günlerin yaşanmamışlığına ağıtlar yakmak gerekiyor belki de…Kim bilir belki bir gün geçmişini ve geleceğini birleştirebileceğini bile düşünüyorsundur…Sahi sen, bunca kabusları atlatıp, güçsüz düşüp, yine de hala o dipsiz uçurumu doldurabileceğini mi sanıyorsun?</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: small;"><span style="color: silver; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;; mso-bidi-font-family: Arial; mso-ansi-language: EN-US;">Ayrılıp gittiğin o ev, o pencereler geri döndüğünde aynı sıcaklık ve tanınmışlığı sunmayacaklar sana…Sebepsiz başkaldırışlarını bağışlarım ama, ya tenine kazınan parmak izleri? Dudağındaki ıslaklığı nasıl açıklarsın bana, seni ben öpmedikten sonra?</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: small;"><span style="color: silver; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;; mso-bidi-font-family: Arial; mso-ansi-language: EN-US;">Ben de bir rüya görüyorum, allak bullak ediyor gözlerimi…Uyanınca hiçbir şey hatırlamak istemiyor yüreğim…İki kanat takmış uçabilen bir serçeyim, ama öyle bir kabusun içinde yalnızlığıma esir düşüyorum ki, ne kanadım kalıyor parçalanmayan ne de kolum…Kahretsin! Özlemim içimi kemiriyor, seni köpek gibi özlüyorum!</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: small;"><span style="color: silver; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;; mso-bidi-font-family: Arial; mso-ansi-language: EN-US;">Ben yine ve hep tek başıma, gök kubbenin altında, sonsuz bir boşluğun içinde bir kabusu yaşıyorum…Ama korkmuyorum!</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: small;"><span style="color: silver; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;; mso-bidi-font-family: Arial; mso-ansi-language: EN-US;">Sen de korkma!<br />
Sadece ölüyorsun, ağır ağır bir düşün içinde&#8230;Kar taneleri öylesine yığılmıyor üst üste…Onların kolları var, elleri ve bacakları…Sıklaştıkça sıralanışları, hızları arttıkça birbirlerine kenetleniyorlar…</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt; text-align: justify; mso-margin-top-alt: auto; mso-margin-bottom-alt: auto;"><span style="font-size: small;"><span style="color: silver; font-family: &quot;Trebuchet MS&quot;; mso-bidi-font-family: Arial; mso-ansi-language: EN-US;">Susuyorsun, suskunluğu görev bilerek…<br />
Ama sadece ölüyorsun, başka bir şey değil yaşadığın yanılsama…Ve bugün yağan kar, eridiğinde yarın bir daha yağıyor olacak…Ama sen bu düşlemin içinden çıkamazsan yarın sabaha açamayacaksın gözlerini…Korkma!</span></span>
</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 0pt;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.su-gibi.com/seytanin-gor-dedigi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
