Su gibi…

yarali-marti

Aşk su gibi, hayaller ve zaman su gibi aktı geçti ömrümüzce…
Ne birini tutabildik kolundan kanadından, ne de bir diğeri baki kaldı hayatlarımızda…

Hangi aşk kaldı evlerinizde, odalaranızda, yastıklarınızda?
Hangi aşk geldi yerleşti sofranıza ve sizi hiç terketmedi?

Ne hayallerimiz vardı çocukluğumuzda, ama şimdi hepimiz yeniden çocuk olabilmeyi düşlüyoruz. Çocuk olup gelecek yaşamımızla ilgili hayaller kurmak yeniden…Tek derdimiz bu şimdi…

Hangimiz meydan okuyabildiyse zamana, işte o genç öldü…Cesedi yakışıklı oldu…
Eğer ölmediysek biz hepimiz hala, saniyelerin her tıklayışında zamana o kadar yenik düşüyoruz ki…
Her saniye kalemizde yeni bir gol, zaman bilmem kaç kere “onbin trilyon”, biz ise “sıfır” :)

Aşk gibi yüzümüzü güldüren cefalı sefalara hasret geldik, hasret gideceğiz gibi…Ruhumuzu besleyen düşlerimizden bile ayrılmak canımızı acıtacak…Peki ya bu yaşımıza kadar birktirdiğimiz sevgilerimiz, anılarımız, dostlarımız, anamız, babamız, akrabalarımız, evimiz, arabamız, bankadaki paramız, doğalgaz faturamız, bilgisayarımız, altın takılarımız, kitaplarımız, şiirlerimiz, zaman sayacı saatlerimiz?
İnsan hayallerinden bile ayrılırken canı yanarken, bu gerçeklerden ayrılma zamanımız gelince, işte tam o an gelince, ne dersiniz; canımız en çok hangilerini kaybettiğimiz için acır?

Su gibi aktı yıllar ve biz bunu farkettiğimiz an, ansızın kolumuz kanadımız kırık, dizlerimizin üstüne çöküp kalakaldık…Çünkü aşkımız, hayallerimiz ve zaman gözlerimizin önünde parmaklarımızın arasından akıp gitmişti…ve biz o güne kadar körleşmiş gözlerimizle, nasır tutmuş yüreklerimizle aslında değersiz olan binlerce maddeye aşk süsü vermiş, hepsini hayallerimizin baştacı etmiştik…Şimdiyse “zamanın” hepimizden intikam alma zamanıdır…

Nasıl ki dalgalar kumsala yazılanları silip yokediyorsa, hadi uzatalım hepimiz boynumuzu yaklaşan dalganın serin köpüklü sularına…Yaralı bir martı kadar cesaretimiz varsa tabii…


ONCESISONRASI


1 Yorum

Cevapla

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.