<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Su gibi Aşk, Hayal, Zaman... &#187; Rasim Dönmez</title>
	<atom:link href="http://www.su-gibi.com/category/yazar/rasimdonmez/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.su-gibi.com</link>
	<description>aşk, hayal, zaman...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Jul 2010 18:39:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Binbir Yüzlü Sokaklar</title>
		<link>http://www.su-gibi.com/binbir-yuzlu-sokaklar/</link>
		<comments>http://www.su-gibi.com/binbir-yuzlu-sokaklar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 May 2009 05:40:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>HG</dc:creator>
				<category><![CDATA[Rasim Dönmez]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.su-gibi.com/?p=1554</guid>
		<description><![CDATA[ Kaç sene geçti biliyor musun her gün onlarca kez geçtiğimiz o aynalı sokağı görmeyeli. Deli misin? diye sorar, bilmeyen ne aynası var sokakta. Sorsun dursun, biz de vermeyiz bu sırrı kimseye. Peki, hatırlar mısın yan komşunun güzel bir kızı vardı adı Hatice. Ne aşıktım ona. Her gün isimsiz mektup yazar kapısının altından atardım, Tanrıçam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #464646;"> Kaç sene geçti biliyor musun her gün onlarca kez geçtiğimiz o aynalı sokağı görmeyeli. Deli misin? diye sorar, bilmeyen ne aynası var sokakta. Sorsun dursun, biz de vermeyiz bu sırrı kimseye. Peki, hatırlar mısın yan komşunun güzel bir kızı vardı adı Hatice. Ne aşıktım ona. Her gün isimsiz mektup yazar kapısının altından atardım, Tanrıçam diye. Ama hiçbir zaman açıklayamadım kim olduğumu. O da bilmeden gitti evlendi birisiyle geçenlerde duydum boşanmış iki de çocuğu olmuş birinin adı Ece yani kraliçe.</span></p>
<p><span style="color: #464646;">Biliyor musun hiç unutmadım o oturduğumuz sokağı. Dar sıkış tıkış evlerden oluşan kocaman bir treni andırıyordu. Bu arada Adem ünlü bir tiyatrocu oldu, Mehmet ise tek yıldızlı emniyet müdürü. Seni de kutlarım bir inşat şirketinin müdürü olmuşsun. Peki, hatırlar mısın her gece içtikten sonra işediğimiz aynı apartmanın duvarını ve kapıcı Rasim’in bir gün bu kutsal eylemi yaparken beni yakalayıp dövdüğünü. Hayatta her şey var dedik sineye çektik. Koca Rasim de ölmüş kolon kanserinden. Kimler ölmedi ki. Meliha teyzeyi hatırlarsın, Hande’nin babaannesi, kızları bakardı. Kalp krizinden 10 sene önce kadar öldü.</span></p>
<p><span style="color: #464646;">Peki, hatırlar mısın bana büyük konuşma dediğin o günü. Muammer beyin oğlu intihar ettikten sonra “geri zekalı” demiştim.  “Ne olursa olsun yaşanmalıydı hayat; değmezdi hiç bir şeye ölüm” dedim. Sen de “büyük konuşma Kuantum Yasası” demiştin. Her an herkesin başına her şey gelebilir; bu da hayatta var demiştin. Demiştin ama oğlanı ben çok kınamıştım. Her şeyi vardı. Sende bende olmayan her şey daha 17 yaşında Mercedes’e binerdi, kendi okullarının en güzel kızıyla çıkıyordu.  Ne bileyim ben, babalarının başka bir kadınla yaşadığını, bu yüzden annesinin ağır sinir hastalığı geçirdiğini ve Muammer beyin bunları terk ettiğini.</span></p>
<p><span style="color: #464646;">Sana komik gelecek ama bu mektubu hiç ummadığın bir yerden yazıyorum. Ben de askere gittim geçen sene. Biliyorsun senelerce okuduk ve 30 yaşında anca vatan görevimizi yapmaya gidebildik. Zor bir bölüğe düştüm, hizmet bölüğü. Herhalde işimden dolayı verdiler oraya, biliyor musun bilmem 7 senede makine mühendisliğini bitirebildim. Sonra da hayatımın aşkıyla evlendim. O da yan mahallede oturuyordu. Tesadüf değil mi. Aynı sınıftaydık. O benden daha başarılıydı ama benimle beraber bitirmek için okulunu uzattı. İki sene oldu evleneli. Askerde onu çok özlüyorum. Bir kere ziyaretime geldi &#8220;gelme&#8221; dedim, &#8220;5 ay 5 gün çabuk geçer, seni görünce geçmiyor bu lanet günler” dedim. Sen de çok aklıma geldin, ne yapıyorsundur dedim. Yine garip yerlere çadır kurup, gitar çalıp anlamsız şarkılar söyleyip söylemediğini çok düşündüm.</span></p>
<p><span style="color: #464646;">Burası geceleri çok soğuk oluyor. Çok üşüyorum nöbette. Ama onu çok düşünüyorum. Belki seni düşündüğümden 10 bin kat daha fazla. Dün ziyaretime mahalleden bir arkadaşım geldi. Konuşmaya başladım… ama birden don kestim. “Eşin eve bir erkekle geliyor” dedi. Kardeşidir” dedim “yok” dedi. Çok üzgünüm biliyor musun bu sokakların bin değil binbir yüzlü olduğunu tekrar hatırlattı bana. Oysa ne sevmiştim onu Hatice’yi sevme ihtimalimin somutlaşmış haliydi. Biliyor musun Babam da vefat etti. Hiç anlaşamazdık ama çok severdim onu. “Aslan oğlum deli oğlum” derdi. Nöbetler hiç geçmiyor kardeşim. Artık hiç geçmiyor. Bunu anladığım an vurdum kendimi… o yaşadığımız küçük ve sevimli sokağın bin yüzünü hatırlamak için ama birini unutarak.</span></p>
<p><span style="color: #464646;">Rasim Özgür Dönmez<br />
24/05/09</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.su-gibi.com/binbir-yuzlu-sokaklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
