Pelin zeki kızdı. Ama yine de Bora Pelin’e kapsülü verip vermemekte bir an kararsız kalmıştı. Kararını netleştiren şey, karanlık tünelde arkalarından gittikçe yaklaşmakta olan kalabalık bir sürünün ayak sesleriydi. Evet. Pelin yapabilirdi.. Yapmak zorundaydı, şu an başka şansları kalmamıştı. Bir an,... (Okumaya devam)
Annesi “Nerdesin sen? Çekip gittin?” diye bağırdı, kavrulmaya başlamış soğan kokularıyla birlikte mutfaktan. Kapıyı sanki birinden, birinin duymasından korkarmışçasına kapattı Pelin. -”Geldim işte anne.” -”Gelmeseydin?” -”Anne.. Tamam..” Evin bütün odalarına uzanan dar koridorda, yeri tamamen kaplayan halının üzerine yumuşak adımlarla basa basa, mümkün... (Okumaya devam)
Karanlık, dar bir tüneldi Pelin’in anlayabildiği kadarıyla. Eğilerek güçlükle ilerliyorlardı. Bora elini tutmasa, bu kör karanlıkta bir adım atamayacağını hissetti Pelin. Bora önünde büyük bir alışkanlıkla ve hızla ilerliyordu. Eğilmiş vaziyette ördek adımlarıyla koşarken, bir kaç kez tökezledi Pelin. Sonsuz... (Okumaya devam)
Ruhum bilinmezler alemine doğru yavaşça yükseliyor. Bedenimi dışarıdan izleyebiliyorum. Rüyada gibiyim çünkü rüyalarımda da kendimi üçüncü kişi olarak izlerdim. Gelecek sözcüğü benim için anlamını yitirdi. Garip bir huzur içerisindeyim. Kendimi sonsuzluğun kollarına teslim ettim. Artık bir ölüyüm… Doğduğumda herkes gülerken ben... (Okumaya devam)
Bu şehrin yorgunluğu var üzerimde, Hele birde sensizlik eklenince… Akmıyor zaman, dakikalar tik tak, Geçmek bilmiyor… Sonra dışarıya çıkıyorum, Hafiften bir rüzgar esiyor, Senin bana her dokunduğundaki gibi ürperiyorum, Yıldızlara bakıyorum sonra Onlar da aramızdaki mesafeleri hatırlatıyor… Yani anlayacağın her şeyde sen! Ben seni bu sensiz gecelerde çok özlüyorum..! B.SelinKale 19.05.2010 ... (Okumaya devam)
Tüm Dünyadaki eğitimli, eğitimsiz, zengin, fakir her kesimden insanı ele geçirmiş ve her geçen gün daha da kötüye götüren gizli bir canavar var: Kafeinyus İlletyus! Bu illetin eline düşen zavallı insanlar hayatlarının son gününe kadar her geçen gün daha da kötüye... (Okumaya devam)
Rüzgar getirdi dün akşamüstü kokunu… Kulağımda sesine, gözlerimde gülüşüne arkadaşlık etsin diye. Çokça muhabbet ettik yokluğunda sana dair… Nasıl gülerdin, neler söylerdin nasıl bakardın üzerine… Güneşin batışını seyrettik, Sonra, Vedalaştın usulca… Gözlerimden gülüşün, Kulaklarımdan sesin gitti yavaşça… İçimden “Gitme” diye yalvarırken… “Daha doymadım sana…” diye için için ağlarken… Her bir... (Okumaya devam)