
Yılların yorgunluğu vardı üstünde, kıyıya her vardığında hissettiği yorgunluktan farklıydı bu sefer.
Daha yorgun, daha tükenmiş hissediyordu kendini…Bir anda o kıyıdan ilk ayrıldığı günü hatırladı, ne heyecanlıydı…Yeni bir hayatın başlangıcıydı bu onun için, yeni bir macera…Kıyıdan hayranlıkla seyrettiği o masmavi uçsuz bucaksız görünen, dalgaları ile müzik çalan o muhteşem sesin sahibi sularla tanışacaktı o gün.
İşte hayallerine kavuşmaya bir adım yakındı, onca zamana rağmen yaşadığı bu anın hazzını ve mutluluğunu hep hatırladı; tarif edilemez bir duyguydu ve tarif edemedi de, sadece yaşadı.
Şimdi her başlangıcın sonu olduğu gibi o da kendi macerasının sonuna geldiğini hissetti. Hiç birşey eskisi gibi olmasa da yaşadıklarını hatırlarken, dalgaların gövdesini hafif hafif savurması ile yorgunluğunun bir nebze olsun azaldığını düşünüyordu. Ama biliyordu artık eskisi gibi olamayacağını, giden zamanın aldıklarını geri getiremeyeceğini. Yine de buruk bir sevinç vardı içinde, çünkü biliyordu ki her anın tadını çıkartmıştı, şimdi yorgundu evet ama dedim ya buruk bir sevince karışmış yorgunluk.
Tatlı tatlı gülümsedi gölgesini sevdiği ağaçlara, seyrederken kendinden geçtiği çiçeklere ve o ilk tanıştıkları anı hiç unutmadığı ve bunca yıla rağmen ve tüm yaşananlara rağmen hiç ayrılmadığı kadim dostu masmavi sulara…
Canan Gül


Cevap yaz