Thursday, March 11th | Su gibi Aşk, Hayal, Zaman…
12:37

ÖİV

Cep telefonu faturam elime ulaştığında hem faturayı hem de cep telefonumu sülfirik asitin içine atıp eritmek geliyor içimden! Sizi bilmem ama benim çevremde mobil telefonu olmayan hiçkimse yok ve herkes konuştuğunun iki katı fatura ödemekten illallah demiş durumda.
Bildiğiniz gibi 1999 depreminden sonra ortaya atılan dahice(?) bir vergi sistemiyle hayatlarımıza giren
işkence gibi bir vergi alınıyor iletişim [...]
devamini-oku

16:52

Kutsal Balıklar

H2SO4 ile dezenfekte edilmesi gereken bir yazı okudum az önce. Hemen sonra aklıma uzayda şehir kurma çalışmalarını hızla sürdüren ülkeler ve o ülkelerin insanları geliverdi nedense…

Konya’nın Hüyük İlçesine bağlı Mutlu Beldesi’ndeki bir akarsuyun, fotoğraftan anladığım kadarıyla yapay olarak havuza dönüştürülmüş bir bölümünde yaşayan ve özellikle Perşembe geceleri ortadan kaybolan(?) “Kutsal Balıklarla” ilgili bir yazı yazmış [...]
devamini-oku


More posts »
e-mail üyeliği
e-mail adresinizi girin
Her yeni yazı mail olarak gelsin

facebook-su-gibi

Page copy protected against web site content infringement by CopyscapeAdd to Technorati Favorites

Yılların Yorgunluğu

HG ; Sun, 24/01/10'da yayınladı | Canan Gül, fotoğrafçı, günlük

canan-gul-1

Yılların yorgunluğu vardı üstünde, kıyıya her vardığında hissettiği yorgunluktan farklıydı bu sefer.
Daha yorgun, daha tükenmiş hissediyordu kendini…Bir anda o kıyıdan ilk ayrıldığı günü hatırladı, ne heyecanlıydı…Yeni bir hayatın başlangıcıydı bu onun için, yeni bir macera…Kıyıdan hayranlıkla seyrettiği o masmavi uçsuz bucaksız görünen, dalgaları ile müzik çalan o muhteşem sesin sahibi sularla tanışacaktı o gün.

İşte hayallerine kavuşmaya bir adım yakındı, onca zamana rağmen yaşadığı bu anın hazzını ve mutluluğunu hep hatırladı; tarif edilemez bir duyguydu ve tarif edemedi de, sadece yaşadı.

Şimdi her başlangıcın sonu olduğu gibi o da kendi macerasının sonuna geldiğini hissetti. Hiç birşey eskisi gibi olmasa da yaşadıklarını hatırlarken, dalgaların gövdesini hafif hafif savurması ile yorgunluğunun bir nebze olsun azaldığını düşünüyordu. Ama biliyordu artık eskisi gibi olamayacağını, giden zamanın aldıklarını geri getiremeyeceğini. Yine de buruk bir sevinç vardı içinde, çünkü biliyordu ki her anın tadını çıkartmıştı, şimdi yorgundu evet ama dedim ya buruk bir sevince karışmış yorgunluk.

Tatlı tatlı gülümsedi gölgesini sevdiği ağaçlara, seyrederken kendinden geçtiği çiçeklere ve o ilk tanıştıkları anı hiç unutmadığı ve bunca yıla rağmen ve tüm yaşananlara rağmen hiç ayrılmadığı kadim dostu masmavi sulara…

Canan Gül

Cevap yaz