January, 2009

 Page 2 of 3 « 1  2  3 »

Altı Temmuz

Altı Temmuz

Altı Temmuz İkibinAltı… Kırk kere Maşallah günü böyle doğuşuna elimiz el, gözümüz göz bin kere şanslıyız kalbimiz yürek aklımızda kana suskun aşk… Şimdi bir eski şarkının güftesi inliyor ardımızda onlarca sevildiğini sanan kız bu saatler biraz hırçın geçiyor şimdi hatırlanan o şarkının bestesi hırsız yüreğini kaptırdın ya meçhule buna... (Okumaya devam)

Etiketi:             

Küpeler

Gittin de ne oldu sanki… Suskun kıyametlere yenik düştük hepimiz, hepimizi biraz aldattın, oysa seni severdik… Akşamlar ölesiye sıcaktı eskiden sen bizi sevmeden önce… Sevdin de ne oldu sanki senin sevdan kırgın bize, yaşam yerine ölüm hepimize… Aldın çantanı yağmurluğunu çıktın gittin… Ne oldu ki bu... (Okumaya devam)

Etiketi:         

Çöl Sıcağı

Bilirim En kararsız çöl sıcağı dahi girer kanımıza Dokunur ya sıkılgan kuytularımıza Binbir gece masallarından çıkma güzeller Namahreme hepten ve sorunsuzca Ağızlarında sıcak girişken Ve Çıkarımlarında ter, ıslaklık bir de şehvet var.   Bilirim o ve ben bir daha hiç Dünya son bulsa da hiç Ama hiçbir zamanında yaşanmış... (Okumaya devam)

Okyanus Çılgınlığı

Okyanus Çılgınlığı

Beklerdim, gözüm kalırdı yollarda. Gelmeseydin, beklerdim… Sevgi geçmedi henüz, doruğa bile ulaşmadı. Sen geçtin ama, aldırmadan gözlerime. Önümden geçtin, gittin… Geçtin. Ya da erkendin. Kendine, hem de bana zor geldin. Bitirseydin önemli işlerini de öyle gecikseydin, beklerdim… ... (Okumaya devam)

Etiketi:     

Sevgimle Kal

Sevgimle Kal

Sevgimle kal, bir köşesinde evin, öylece. Ara sıra hatırla üzerimdeki en sevdiğin giysilerin rengini, nasıl uzandığımı kanepeye ve sevgiyle gözlerime bakışını. Hep hatırla. Hep kal. Orada ol odanda. Sana yazdıklarımı oku zaman zaman, hatta için geçsin, gözlerin yaşlansın, sevgimiz yaşlansın ikimiz olmadan.... (Okumaya devam)

Susuzluk

Su yürür boynundan aşağı Göğsünde kobra dövmesi kızıl Keskin bıçağın ucuna ancak kan yakışır Ve vardır her çiçekte vahşi güzelliğin Adına hangisi eklense yaraşmaz Ayak parmağına ısırgan otu yapışır Sesine sopranolar ulaşamaz Bileğine dilim dolaşır Sırtına batarken çakıl taşı Dizlerinin üstündesindir artık Ve bir eski mezar taşına tapınıp Şimdilik allegro molto... (Okumaya devam)

Çan

Çan vurur onbir kere Saat hiçliğin ertesi olmuştur Kan donmuştur An durmuştur Yok yere ölmüştür dudak Zanlıdır şimdi gözlerin… Anka kuşu hep gelir Kimse bilmez yorulduğunu Şimdiki zamanın rivayetidir Boyun ikliminde ak bir kuğu Aynı çan günün farklı saatlerinde çalar Kapılar kapanır Ardında hep bir bekleyen vardır Zümrüd-ü anka boş yere gelir… ... (Okumaya devam)

Etiketi:             
 Page 2 of 3 « 1  2  3 »