Döner bir gün dönülmezlerden sevda adı gibi yangın yeri. Dert şimdi geçmişi silmek birkaç kalemde düşlerde hapsolmuş eski sevgili ama bir gün ama beş gün sonra döner. . . Uyanır bir gün uyanılmazlardan aşk-ı sefaymış özlediği. Desem bende kalmadı yalnızlık alıp gitti yalan olur... (Okumaya devam)
Karanlık suya düşünce lekeler el çek eteğinden kasımpatıların. Önce dost olamadığın günlerden sonra sevgili bulamadığın bak şöyle bir geçmişe. Sırtına vuruyor mu yalnızlık ağlayacaksan hadi şimdi ağla yoksa sus ! Sahtekar aşık. . . ... (Okumaya devam)
Kaybettiğimiz bir gün değil anılar kalmış gökyüzünde herhangi bir yerde… Susuşup sevişilen akşam ötelerinden hoş kokulu çiçekler bir de… Uyandığımız sabahlar bizlik değil aramaya kıyılmayan ilhamın büyüsü, üstelik bizi ne arayan ne özleyenden sade kara sıkıntılı düşler kalmış, kalmış… ... (Okumaya devam)
Seni gördüm uyandım restine rest ! Üç dam vardı elinde bende üç vale, var mısın elleri değişmeye? ... (Okumaya devam)
“-Gerçek nerede gizli biliyor musun? -Nerede? -Mona Lisa’nın gülüşünde. Hepimizin acısı var o gülüşün içinde. Ve hepimizin ikilemi.” Kırlangıçlar rüzgar banyosunu sevmezdi ıslanmayı tercih ederdi…Sustum ! İki iğne yapraklı çam da sustu… Bu saatte ağlanmaz dedi meyhaneci sarhoşa daha çok içmelisin, uzun zamanlarca… Gün kararmadan sarhoş olunmazdı... (Okumaya devam)
Hep düşer taşlara gölgen Gün içinde güneş iki defa anlamlıdır Seni öpmek dudak etlerinden Bir batarken bir de doğarken Hep susar dillerin dişin yumuşar Kafdağı’na ulaşmak gibi Dilinin ıslak ekşi tadı Gölgeler hep düşer insana Ve her günbatımında özlemler doğar Dörtnala yaklaşır hayal gerçekle yarışta Ellerin en dokunulası organındır Üst dudağının... (Okumaya devam)