November, 2008

 Page 1 of 3  1  2  3 »

Bir Kadınla Yaşamak…

Bir kadınla yaşamak; Binbir cevaba sahip olmaktır sorularını bilmeden… Hissettirmeden size açılıverir birçok kapının kilidi, Bir kadının nefesiyle… Çoğu zaman size öğretilmeden bilmektir hayatınızın amacını… Bir kadınla yaşamaya başladığınız gecenin sabahında hastalıklı ve derin bir uykudan uyanmışsınız demektir…Üstelik siz o ana kadar uykuda olduğunuzu hiç... (Okumaya devam)

Sekiz Kasım

Turuncu ve yalın biraz da bulutlu bir ay çıkarması. Gece, dünden kalma bir yalnız. Koca şehir göçe kalkmış ve milyonlarca insan. . . İçinde sen var biraz da ben, nefessiz iç çekişlerin. . . Bu ezele dayanan yalnızlığımızı birleştirsek bir kalemde ve birleştiriveriyoruz... (Okumaya devam)

Kuşlar

Kuşlar da konuşkan hangi baharda kaldıysa adı kardelenlerin, sesler bile çığırtkan sazların sunakların tütsü dumanı kuytularında… Karanlık odalar gibi çıtkırıldım korkuyor şubat sevişli kızlar, biraz titrek biraz terli karabataklar bu dönemde göl kenarına inmezdi… Kuşlar da hepten unutkan balıkçıl kuşların ağzında diz boyu balçık, kapsa da kel kartal alagözlü... (Okumaya devam)

Hayal Gibi

uykusuzluk kalmazdı yalnızlık yaşamasaydı şehirde aşk akıyor kırlangıç gözlerinden bu yaz sıcak değil sanki cehennem henüz güneş doğmadı bile çığlık çığlığa bir sohbet bu kuşlar geçen seneki yavrular… artık boğazından rüzgar geçmiyor ikindi sohbetleri donuk sonrasında beş çayı neye yarar likör tadından daha keskin bir öpüşmekten daha sulu unutulmuşluk hep var kalmazdı... (Okumaya devam)

Günebakan

Gündüzler güneşe bakardı… Güne dönerdi günebakanlar Ağustos’ta…     Sonra bir haber duyuldu, bu kez sırtını dönmüştü ayçiçekleri güneşe…     Yağız bir at şahlandı Gölbaşı’nda… Alı al, moru mor öfkesiyle dağların ötesini inletti…     Boz kısrak tökezlemişti. Kısrak için korktu… Kendisi için korktu bir adam. Kadınsa bırakın neden tökezlediğini bilmeyi,... (Okumaya devam)

Gölgeler

Gün içinde güneş iki defa anlamlıdır Seni öpmek dudak etlerinden Bir batarken bir de doğarken Hep susar dillerin dişin yumuşar Kafdağı’na ulaşmak gibi Dilinin ıslak ekşi tadı Gölgeler hep düşer insana Ve her günbatımında özlemler doğar Dörtnala yaklaşır hayal gerçekle yarışta Ellerin en dokunulası organındır Üst dudağının tam altı... (Okumaya devam)

Uzaya…

Dünyanın bütün ayrılıkları ilk anda ölümüne bir yakınlaşmadır. Kaçınılmazdır. Ama sadece yerçekimli ortamlara özgüdür bu karşıtlık. Dünya yuvarlaktır ya ve yerçekimine yenik de düşeriz ya, işte bu sebeplerden birbirinden ayrılan insanların ilk andaki yönlerinden sanal olarak birer doğru çizersek bu... (Okumaya devam)

 Page 1 of 3  1  2  3 »