Kadınlar: Yalan ve İhanet Yirmiyedinci yaşıma bastığımda, birçok yemeğin temelinde soğan ve salçanın olduğunu öğrenmiştim de; bazı kadınların özünde yalan ve ihanetin yattığını hala anlayamamıştım. İyi yemekler yapmasını bilmediğim gibi, galiba ben kadınlara nasıl davranılması gerektiğini de bilmiyordum. Aslında çok basitti.... (Okumaya devam)
Elimin altındaki boş ve sessiz sayfalara düştü bakışlarım. Okuduğum bütün kitapların mürekkebe batmış sayfalarından daha anlamlı, daha verici gibi geliyordu sade beyazlıkları. En azından saf, incitilmemiş, kirletilmemiş bir düzendeydiler. Ne kirli seks oyunlarının hayvaniliği, ne de öldürmenin vahşiliği, aldatmanın aşağılığı... (Okumaya devam)
Dünyanın bütün ayrılıkları ilk anda ölümüne bir yakınlaşmadır. Kaçınılmazdır. Ama sadece yerçekimli ortamlara özgüdür bu karşıtlık. Dünya yuvarlaktır ya ve yerçekimine yenik de düşeriz ya, işte bu sebeplerden birbirinden ayrılan insanların ilk andaki yönlerinden sanal olarak birer doğru çizersek bu... (Okumaya devam)
Deniz mavi gözlerin aynı tenin beyaz İki dişin arasında göğüslerin mora çalar Sen o ilk seviştiğimiz tarihi üst köşeye yaz Bakarsın telefon tellerinde unutulur sesim Birkaç papatya falı kadar sıradan Tüketilen son iki gün önünde susturulmuş. . . Daha dünden önce dolu bir ayda Sırtındaki ter... (Okumaya devam)
Terasta bu gece, yağmur yok. . . Yürekleri titreten hiçbir şey çok fena, şu rakıyı da içemez oldum aşktan başka aklımdan geçen hiçbir şey. . . Sesine düştüğüm adı artık ezbere dilimde ardına bakmadan her seferinde gidiyor zamanı tükenince, bir yeşil bakışında terkedişi dudağı... (Okumaya devam)